ŞİMDİ MUTLULUT ZAMANI


Muteber Yılmazcan ile MUTLULUK ZAMANI

Mutluluk bireyseldir, kişiye özeldir ve herkesi mutlu eden şey farklılık gösterebilmektedir.

Mutluluk ile özdeşleşmiş , mutluluğu kendine ilke edinmiş Holistik Mutluluk Danışmanı Muteber Yılmazcan ile mutluluğu ve mutluluğun detaylarını konuştuk..

B.Ö: Muteber Yılmazcan’ı bir çoğumuz ekranlardan tanıyoruz. Birde kendi ağzından tanıyalım , Muteber Yılmazcan kimdir ?

MY: Aslında hikayemin bir çok yaşam koçu ile benzeştiğini düşünüyorum. Eğitimimi işletme üzerine tamamlayıp kurumsal bir firmada çalışmaya başladım. Uzun süren mutsuzluğum sonucu derin bir dibe çöküş yaşadım. Ardından kendimi bulma arayışlarım sonucunda şuan hiç planlamadığım hesaplamadığım bir şekilde insanlara danışmanlık hizmeti verdiğim bir noktada buldum kendimi. Bu yolda asıl amacım, mutlu olmak, mutluluğu anlamak, mutluluğu bulmaktı. Kendim için cevaplarımı buldum. Şimdi bu konuda danışmanlık yapıyorum.

B.Ö : Mutluluk hepimiz için farklı bir mana taşımaktadır. Peki sizin için mutluluk nedir ?

M.Y : Çok güzel bir soru; mutluluk çok net olarak bireysel ve konjektüreldir diyebiliriz. Mutluluğun tarihine bakacak olursak millattan öncesinden başlayarak büyük filozofların, ardından psikanalizlerin vs. her zaman cevabını aradığı, sorguladığı bir soru olduğunu görürüz . Sonrasında ise yaşam koçları insanlara bu konuda rehberlik etmeye başlamış. Peki mutluluk gerçekten nedir? İşin felsefi kısmına dalmadan söyleyeyim; mutluluk kişiye özeldir ve herkesi mutlu eden şey farklılık gösterebilmektedir ve bu çok doğaldır, olması gerekendir. Her birey ayrı ayrı analiz edilmelidir ve bu sonuca göre kendi bireysel denge halini yakalamalıdır.

B.Ö : Mutluluğun basamakları olduğundan bahsediyorsunuz, nedir bu mutluluğun basamakları ?

M.Y : Mutluluğun sekiz ayağı vardır ve bu dalların her biri insanın hayatını kapsamaktadır. Bunlar bizim yaşam kaynaklarımızdır. Aile, iş , ikili ilişkilerimiz, sağlığımız, maneviyat, boş vakitleriz , sosyal çevremiz ve sosyal sorumluluğumuz bizim mutluluk kaynaklarımızdır. Bu saydığım basamakların hepsi insanın hayatında var olan olgulardır ve hepsi kişiden kişiye göre belli oranlarda değişmektedir. Kişi bunları analiz edip, kendini tanıdığında, kendini daha kolay gerçekleştirir ve mutluluğunun tanımını anlayabilir.

 

B.Ö : Size göre bu basamaklardan en önemlisi , olmazsa olmazı hangisidir ?

M.Y : Seçemem! Bir ya da bir kaçı diyemem;dediğim gibi herkes için farklıdır. Örneğin; sizin için iş , kariyer başta geliyorken benim için evlilik , ilişki önemli olabilir. Bir başkasına göre aile kavramı daha önce gelebilir. Kişiye göre her basamak değişiklik gösterir ve doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur. Bu sekiz basamağa baktığımızda hepsinin ruh, beden ve zihin çatısının altında olduğu dikkatinizi çekecektir. Hepimiz manevi varlıklarız; ruh deneyim için burada, burada olmasını sağlayan fizik beden, zihin ise ikisinin arasındaki köprü… Üçü de birbiriyle bağlantılıdır. Mutluluk için denge halinde olmalıdır.

B.Ö : Bir insanın mutlu olabilmesi için kriterler var mıdır ?

M.Y : Aslında bu da değişkendir. Kriterler, kurallar yoktur. Her ruhun deneyimi farklıdır. Ruh deneyim ister, ve bunun için bazen kendini mutsuz edebilecek konuları da seçebilir ve bu normaldir. Bu noktada mutluluk için, olanı kabullenmek yani teslimiyet en önemli noktadır. Mutluluğu yakalamak için –bu maddi manevi her konuda olabilir- elinden geleni yapıp, sonrasında olanı olduğu gibi kabullenirsek mutluluğu yakalamış oluruz.

B.Ö : Mutluluğu hayatımızda uzun süre kalıcı tutmak için bir formül var mı ?

M.Y : Bu sorunun cevabını ben de çok uzun süre düşündüm. İnsanın deneği kendisidir. Kendimi gözlemledim ve gördüm ki kendi mutluluk haritamı ne kadar iyi biliyor olursam olayım onu daimada dengede tutabilmek mümkün olmuyor. Mutlaka sarsıntılar oluyor ama sekiz ayak dediğim bireysel haritasını çıkarmış insanın mutsuzluk anında farkındalık yakalaması ve dengeye gelmesi daha kolay oluyor.

İnsan hayatı her daim mutluluk içinde sürmez. Asıl burada önemli olan, kişilerin kendi yaşadıkları olumsuzluklardan ders alabilmesidir. Yani bir sorun, problem yaşadınız ve üzüldünüz, o olaydan çıkartmanız gereken bir ders tecrübe muhakkak vardır. Ve bu durumu kabullendiğimiz vakit iç huzuru yakalamış oluyoruz.

B.Ö : Womanlife okurlarına mutluluğu yakalamaları ve mutlu kalabilmek için neler önerirsiniz ?

M.Y : İlk olarak, her zaman niyet edin, mutlu olabilmek için niyet edin, şifa için , istekleriniz, beklentileriniz, kendinizi gerçekleştirmek için niyet edin. Sonra bu niyet için gerekli eylem planını oluşturun ve hayata geçirin. Bu esnada önünüze gelen işaretlere karşı uyanık olun. Ve bunlara göre değişim gösterecek esnekliğe sahip olun. Unutmayın zihnin bizim hayrımıza diye düşündüğünden daha hayırlısını yüksek benliğimiz bilir. Kontrolü ona bırakın, akışta kalın. Yaptığınız şeyi, bu her ne olursa olsun, yalnızca ama yalnızca sizi mutlu ettiği için yapın, sonuca odaklanmayın. Sevinçle, keyifle yapmakta olduğunuz şeyin sonucu istediğiniz gibi olmasa da onu yapmış olmaktan ötürü mutlusunuzdur. Ve olanı kabullenin. Olması gereken daima olur. Olması gerekmiştir ki olmuştur. İyi ve kötü diye bir şey yoktur; deneyim vardır. Bunun farkındalığıyla yaşayın. İşte o zaman daima mutlu olacaksınız…

B.Ö: Birçok okuyucumuzun mutluluğu yakalamasında sizin birikimlerinizin büyük katkıları olacağına eminim. Bu değerli bilgileri bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyoruz. Size ulaşmak isteyenler nasıl ulaşabilirler? Son olarak bunu da okuyucularımızla paylaşabilir misiniz?

M.Y: Ben teşekkür ederim beni Aralık sayısı gibi önemli bir sayıda kapağınıza taşıdığınız ve paylaşmaktan büyük keyif aldığım bu anlamlı soruları sorduğunuz için. Bana ulaşmak isteyenler www.holistikmutluluk.com adlı web sitemde istedikleri her türlü iletişim bilgisini bulabilirler. Hepinize iyi yıllar diliyorum. Mutluluk dolu bir 2018 olması temennisiyle…